Dk. 74 Bir Kaptan Deliriyor
Maç ile ilgili bir çok şeye değinebiliriz; Bir taraftarın attığı taştan başlayıp protokol tribünündeki ağza alınmayacak küfürlere kadar gidebiliriz. Ama hepsine bulduğumuz kılıf hazır; bunlar münferit olaydır. Nedir bu sevgisizliğimiz? Nedir bu saygısızlığımız? Aslında hiçbiri. Asıl; bu bizim tutkumuz, ihtirasımız, hayatta bulamadığımız tatmini dışa vuruşumuz, yani mastürbasyonumuz.
Bir de bu mastürbasyon öyle bir olay ki; zengini fakiri, öğrencisi işçisi, eğitimlisi eğitimsizi fark etmiyor. Hepimiz yapıyoruz, hakeme, karşı takım oyuncusuna, karşı takım taraftarına, karşı takım yöneticisine kinimizi kusarak rahatlıyoruz. Sonuçta iş ne oluyor, zevkten çıkıp, bizim rahatlamamıza araç olup ihtiyaca dönüşüyor.
Maçı yaz artık diyorsunuz, sahaya çıkan ilk 11’e koyacağım şerh belli, maça başlarken sola Metin Tuğlu şerhimi koyarak, izlemeye başlıyorum. Altay işimize yarayan bir anlayışla pres yapmadan topla oynamamıza izin veriyor. Golü buluyoruz, golü yiyoruz, devre arası, çay kahve, ikinci yarı başlıyor ve geliyoruz DAKİKA 74’e, hayır golü değil golün sonrasını anlatacağım size.
Taraftar coşmuş asıl gerçek hazzı ve mutluluğu yaşıyor, golü atan Fevzi güney kale arkasının köşesine doğru koşuyor, yoksa tribünler mi ona koşuyor o an anlayamıyorum, arkasında takım arkadaşları, tellere tırmanan oyuncular başta Ersan ve Recep. Takım arkadaşlarının sarı kart almaması için çırpınan bir kaptan İlyas Kahraman gözüme ilişiyor ama nafile hakem sarı kartları tek tek kullanıyor ve savunmanın göbeğindeki iki oyuncu birden Ersan ve Recep sarı kart görüyor. Kaptan deliriyor, 30 metre koşarak arkadaşlarına serzenişte bulunuyor. Aslında kaptan o sırada DAKİKA 78’i görüyor, altayın golünü görüyor.
İlyas Kahraman dakika 74’de neyi anlıyor?
Kendi evinde 2-1 öne geçmişsin, golü attığın dakika 74, karşı takım bütün riskleri göze alarak saldıracak, üstüne gelecek, seni hata yapmaya zorlayacak ama biz her pozisyonu temiz savuşturamayacağız, yeri geldiğinde faul yapmamız, atakları kesmemiz gerekecek ve kart görme toleransına en çok savunmanın göbeğindeki Ersan ve Recep ihtiyaç duyacak. Altay’ın gol dakikası; Recep arkasına adamını kaçırıyor, kademesine Ersan geliyor, Recep düşürse sadece sarı kart görecek ama DÜŞÜREMEZ çünkü dakika 74’de gol sevincini yaşarken gördüğü sarı kart aklında, faul yapsa kırmız kart görecek ve o faulü yapamıyor, o pozisyon gol oluyor.
İşte sevinç de sevgi de böyle bir şey, ölçüsüz sevinç belki bir gole sebep oldu. Taraftarın ölçüsüz sevgisi de yazının başındaki mastürbasyondan çıkıp taş atmaya, bir tecavüze dönüştü.
Yazımı Oscar Wilde’in bir şiirinden alınmış şu mısralarla bitirmek istiyorum;
“Kimi pek az sever, kimi derinden,
Kimi müşteridir, kimi satıcı
Kimi vardır, gözyaşı ile bitirir işi
Kiminden ne bir ah, ne bir figan
Çünkü her insan öldürür sevdiğini
Gene de ölmez insan”
Gene de ölmez Adanaspor!
Av.Erkin Doygun
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder