20 Ekim 2009 Salı

Buca’nın Sakatat’ı Meşhurmuş (!)

Bolu deplasmanının acısını, hafta içi Dardanel galibiyeti ile sararak İzmir yollarına düştük. Yol boyunca yeni teknik direktör kim olacak, kupa yarar mı zarar mı sorularına cevap arıyorduk.

Uçaktan indikten sonra, ertesi gün de İzmir’de kalacağım için doğruca otele geçtim. Adanaspor kafilesi de aynı otelde Ege Palas’ta konaklıyordu. Otele giriş işlemlerini yaparken futbolcularda bir sabah mahmurluğu mu yoksa yenilginin malum olması mı bilemeyeceğim, asık suratlarla 11.15 maç yemeğine geçiyorlardı.

Bizim ekip ile birlikte Buca stadına geçmeden Kordon’da Adanalı bir abimizin işlettiği ayakkabıcıda sohbet ederek zaman öldürüyor, bir yandan da iddaa kuponlarımızı yapıyorduk.

Vakit ölmüş, maç zamanı gelmişti. Buca stadına ulaştığımızda herkesin dilinden aynı sözcükler döküldü. Bu Bucaspor süper lige çıksa ne olacak, ne olacak abi çıktığı gibi düşer… Stadı da, semti de gördükten sonra içimiz rahatlamıştı. Bu semtten takım çıkmaz, bu semtten taraftar çıkmaz, bu semtten camia çıkmaz, çıksa çıksa Adanaspor’un galibiyeti çıkar nidalarına girmiştik.

Maçın başlamasıyla birlikte, kazın ayağının öyle olmadığını, kazın ayağına krampon geçirildiğini görmeye başladık. Buca semti tribünleri doldurmuştu. Taraftarlarının yoğun desteğini de arkalarına alarak, o ufak stadın cehenneme çevrildiğine bizzat şahit oluyorduk. İlk defa kendimi gerçek bir deplasmanda hissettim. Maçtan önce Buca’nın nesi meşhur sorusunun cevabını da alıyorduk: Meğer Buca’nın “sakatat”ı meşhurmuş; özellikle de yürek ve ciğer. Bu mu teknik direktörsüz, maddi sıkıntı içinde olan takım, adamlar her topa yürekleriyle basıyor, ciğerleri yırtınıncaya kadar da mücadele ediyorlardı. Asıl işin ilginç tarafı maç 4-1 iken bile durum aynıydı. Bu arada maçı izleyenler arasında Ertuğrul Sağlam da vardı. Üzülerek de olsa söylemek gerekirse Adanasporlu futbolcular için gelmediği kesindi, geldiyse de vazgeçtiği kesindir.

Maçta Adanaspor ne yaptı derseniz? Cevap yok. Maçta Adanaspor ne yapmadı derseniz? Pas yapmadı, mücadele etmedi, yardımlaşma yapmadı, koşmadı, en önemlisi Bucaspor kadar istemedi.

Maç sonunda en ilginç ve düşündürücü açıklama Eyüp Arın’dan geldi : Maça çıkardığım ilk 11’de ve oyuncu değişikliklerinde tamamen hatalıyım. Bana ilginç geldi bu açıklama ya size?

Bizim maç sonumuz, bir sonraki deplasman maçını garantilemek isteyen erkek sendromuyla, evden verilen meşhur İzmir “boyoz”u siparişini almaktı.

Son olarak; Bucaspor’un bir camia olduğunu resmi internet sitelerine, takım otobüsüne, her yere yazdıkları şu sözler ile anlıyorduk : “ BUCASPOR GENÇLİĞİ, MİLLİ TAKIMLARIN GELECEĞİ ”.

Av.Erkin DOYGUN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder